MURAT ÖZBOSTAN: "Skorbordda 3-2 yazıyordu. Ama aslında tabelada başka bir şey daha vardı: "Geç kaldık." Türkiye bu turnuvada belki de ilk kez kendi gibi oynadı. Topa korkmadan sahip oldu, geri düştüğünde paniklemedi, oyunu bırakmadı. En önemlisi de kaybetmeyi kabullenmedi. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Madem bunu yapabiliyorduk, neden daha önce yapamadık? Futbol bazen acımasızdır. Size en iyi oyununuzu, artık hiçbir şey değiştirmeyeceği gün oynatır. 90+8'de gelen gol, sadece bir galibiyet değildi. O gol; tribündeki binlerce Türk taraftarının "Hiç olmazsa böyle hatırlayalım" demesiydi. Futbolcuların birbirine sarılışında tur sevinci yoktu. Daha çok, yarım kalmış bir hikâyenin hüznü vardı.. Bu takım yeteneksiz değil. Aksine, Avrupa'nın en parlak gençlerinden bazılarına sahip. Sorun bazen kalite eksikliği değil; o kalitenin aynı anda sahaya çıkamaması. İlk iki maçta cesaret eksikti. Son maçta ise cesaret vardı ama zaman kalmamıştı. Belki de bu turnuvanın özeti tek cümleydi: Türkiye, elenmeden önce değil; elendikten sonra gerçek kimliğini hatırladı."
Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.