Fatih Doğan: "Beşiktaş, İstanbul'da 3-0 kazandığı Kauno Zalgiris karşısına turun büyük bölümünü cebine koymuş olarak çıktı. Ancak tam da burada Avrupa futbolunun en tehlikeli tuzağı devreye girdi: rehavet. İlk maçın rahat skoru, Beşiktaş'ın temposunu aşağı çekti. Siyah-beyazlılar oyunu kontrol ediyor görüntüsü verse de rakibin direncini kıracak, maçı kendi istediği noktaya taşıyacak futbolu ortaya koyamadı. İlk yarının 0-0 bitmesi aslında Beşiktaş adına alarm ziliydi. Çünkü 3-0'lık avantaj, oynamama hakkı değil, hata yapmama avantajıydı. Beşiktaş ise zaman zaman bu ikisini birbirine karıştırdı. Ve 64. dakika… Zalgiris golü buldu: 1-0. Bir anda İstanbul'daki 3-0'ın verdiği konforun yerini, sahada yeniden hesap yapma zorunluluğu aldı. Zalgiris golle birlikte cesaretlendi, Beşiktaş ise ister istemez geriye yaslandı. Nübel, Vlahovic, Trossard, Orkun ve Salih yapılanmanın önemli parçalarının bulunduğu bir Beşiktaş'ın artık skoru korumaktan daha fazlasını yapması gerekiyor. Böyle maçlar sadece tur geçmek için değil, takımın karakterini oluşturmak için oynanıyor. Djalo'nun bireysel hatası ve 64'te gelen Zalgiris golü, Beşiktaş'a çok net bir mesaj verdi: Avrupa'da turun kapısını açmak yetmez; o kapıdan geçerken rehavete kapılırsan, rakibine yeniden hayat verirsin. Bu maçı nazar boncuğu olarak görüyorum." [Sabah]
Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.