İngiltere'de tribünlerin sürekli oyunun içinde olduğunu ve taraftarların maçları yaşadığını vurgulayan Enes Ünal, İngiliz futbolu için şu ifadeleri kullandı:
"Diyelim ki güzel bir pas attın, reaksiyon alıyorsun. Güzel bir müdahale olursa, bunu çok seviyorlar. İspanya'da çok tepki yoktu. Ama burada pozisyona girip kaçırınca gelen tepkiler çok güzel oluyor. Maça enerji veriyorlar, güzel bir kültür. Sertliği seviyorlar ama son senelerde çok mutlu değiller. Bizim kaptan var. Top arada kaldığı zaman giriyor araya ama hemen kart görüyor. Kart görünce de 'Futbol bitmiş.' diyor. Premier Lig'de maddi olarak büyük güç var. Neredeyse her takım, başka liglerin en iyi oyuncularını topluyor. Bu en büyük gösterge. Mesela milli takım arasında burada kalırsan düzgün antrenman yapamıyorsun, 6, 7 kişi kalıyorsun, onlar da İngiliz. Bu da ligi farklı bir seviyeye çıkarıyor. Her takım atak yapmaya çalışıyor, her takım futbol oynamaya çalışıyor. Mesela Getafe'de oynadım, orada 'Puan almamız lazım, gol yemememiz lazım.' diyerek bunu kabul ettirebilirsiniz. Ama burada çok zor. O kadar iyi oyuncular var ki, o oyunculara 90 dakika defansı kabul ettiremezsiniz. Fiziksel olarak inanılmaz oyuncular var. Çok farklı ve çok güzel bir seviye. Futbolun NBA'i gibi. Çok büyük yatırım var, çok büyük reklam var. Ben burada anladım. Bournemouth sonuçta Premier Lig'in ne köklü kulübü ne de çok büyük kulüplerinden birisi ama çok büyük bir yatırım var, ABD'li sahibimiz var, farkı çok net görebiliyorsun."
Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.