Kariyerinde unutamadığı maçları aktaran Enes Ünal, ilk golünü attığı Galatasaray mücadelesini "Rüya gibi bir gündü." sözleriyle özetledi.
16 yaşında Süper Lig'deki ilk maçında Galatasaray'a gol atmanın çok özel olduğunu vurgulayan Enes Ünal, kariyerindeki diğer unutamadığı mücadeleleri de şöyle özetledi:
"Atletico Madrid'e karşı oynadığın maçlar hep iyi geçti. Villarreal'de oyuna girip 2 gol attığım maç var. Real Madrid'i Getafe'yle içeride yendiğimiz ve gol attığım maç var. Bunlar çok özel maçlardı. Kaybettiğim her maç da beni üzüyor. Eskiden bu durum beni çok yıpratıyordu. Ama zamanla başka bir maç olduğunu öğrenmeye başlıyorsunuz, yanı dünyanın sonu değil. Çok da yıpratmamak lazım. Ama unutamadığım, hüngür hüngür ağladığım maç var. NAC Breda'yla lige çıkma maçları oynuyorduk. Yarı final maçında oyuna girdim, 2 dakika sonra kırmızı kart gördüm. Kariyerimdeki tek kırmızı kart. Sanki dünyanın sonuydu benim için. Finalde oynayamayacağım, lige çıkamayacağız diye üzülmüştüm. Bunun dışında en çok üzüldüğüm milli takım maçları oluyor. Geride kalan Avrupa Şampiyonası var. Süre alamadım. Ayrıca Portekiz maçı. Belki çok iyi oynamadık ilk yarıda ama maç öyle bir noktaya geldi ki, onlar kontrolü kaybetti, biz oyunu yıktık. Farklı bir şey olabilirde. Portekiz bizden daha iyiydi ama bu bir gerçek. Burak Yılmaz normalde kaçırmaz. Ama işte hayatın cilvesi. Vuruş stresli değil, hayatta stres yapan bir insan da değil. Olacağı varmış. Kuralar çekildiğinde baktım çok büyük bir tarih yazmamız lazımdı. Portekiz'i deplasmanda yeneceksin, sonra deplasmanda İtalya'yı yeneceksin. Kafamda 'Kaybettik olmadı.' düşüncesi vardı. Neredeyse imkansıza yakın gibiydi. Maçtan sonra soyunma odasına girdim, Makedonya İtalya'yı yenmiş, kazansaydık onlarla eşleşiyormuşuz. Makedonya'yla da içeride oynayacaktık."
Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.